20-Kadın kadına
Mart 1st, 2007 by info
Kadınların çay günlerini seviyorum.enerji dolu,sıcak ve tamamen kadınsı bir ortam.
çocuk, eş, iş vs … meşgalelerden uzak bir muhit.
Sevdiğimiz konularda konuşabilmek ve tek esas eksen kendimiz olup ve kendimizi tanımak için en iyi ortam olduğunu düşünüyorum.
Bazı kişilerle iyi bir diyalog ve yakınlık kurmanın zorluklarına rağmen semimi ve sevecendir.
Bu ortamlarda ruhumun susuzluğunu gidermesini his ediyorum.
Fakat nedense ruhumun sulanmaktan haz alan bir gül gibi olma yerine daha çok bir kutup ayısına benzediğini de biliyorum.
kalabalık da bile kendi mağarasın da çıkamıyor.
sonuçta bu sefer mutluyum.çünkü konuşulan konuyu daha önceden belirlemişiz.
‘kitap’
hoşuma giden herkesin kendi fikrini ve ne his ettiğini hiç çekinmeden ortaya koymasıdır
Her kes ikili üçlü bir gurup haline konuşuyorlar.
Fakat buzlarımın daha erimediğini his ediyorum. kendi mağaramdan dışarı süzülüp diğerlerinde erimek, sohbet etmek istiyorum.
Beklide en iyi anlaştığım kişi gelmediği için daha açılamıyorum.birazdan arkadaşım ‘Duygu’ gelip yanıma oturuyor.buzlarımın eridiğini his ediyorum.yavaş yavaş kendimden çıkıp diğerlerine katılıyorum.
öne birkaç şaka ve fıkrayla başlayan muhabbet kitap konusuna sürükleniyor.her kes kitabin kendinde bıraktığı olumlu etkisinde ve cezbesinde bahsi etmeye başladı.
Genelde bütün kadınlar yazarın güzel kalem anlayışını beğendiklerini dile getiriyorlar.
X bey (yazar) romanının kahramanlarını harika çizmiş olması aşikar, özellikle kadın duygusundan da ruhundan da iyi anladığını bu romanında açıkça göstermiş.
Sıra bendeydi, bende bıraktığı etkisinden bahs ettim. Yazarın kadın kahramanın kişiliğini yansıttığı zarafetli kaleminden söz ettim özellikle kadının eli erkeğin tenine temas ettiğinde o eşsiz duyguyu anlattığı bölümden bahse ettim,ve ilave ettim “o bölüm o kadar gerçekçiydi ki okuduğum da kendim yaşıyor gibiydim”
Duygu kulağıma ‘dokunmayacak gibi de değil’ fısıldadı.
Önce ne demek istediğini anlamakta zorluk çektim.
Sonra duygu’nun kardeşinin yazar olduğunu hatırladım.duygu bu x bey’le (yazar) tanışmış olmalıydı merakımı gidermek için sordum:sen onunla…?
Gülümsedi gözlerini kapayıp açtı “sakın kimseye söyleme aramızda kalsın” dedi.
İçime kapanmak üzeriydim,bir bayanın şu cümlesiyle kendime geldim.”of keşke bizimde kocalarımız x bey kadar duygusal olsaydı ve bizi onun kadar anlasalardı”
Oda bayanların kahkahalarıyla doldu.
Duygu benim şaşkınlığımı görünce ‘ikinci eşi de o yüzden boşanıyor’ dedi
Sarhoş olmuştum,kendi içimde tepe takla olmuştum.düşüncelerim ve duygularım karışmıştı.içimdeki bu mantıklı zıtlıktan acı çekiyordum.
Biz kadınlar,eğimi konusunda muhabbetler ve duygular… x bey, onun ihanete uğrayan ve boşanmak üzere olan eşi, bunların hepsi birbiriyle ilişkinleydi.
kafamda sağlam bir fikir çıkaramıyordum,vicdan azabı çekiyordum.aynı zamanda kendime soruyordum: ‘eğer sessiz kalıp ve x bey’in şerefini, toplumdaki saygısın düşünürsek o zaman kim kadınların hayattaki saygısını ve değerini düşünecek’.
Ateke
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.