Remeron

Kadınca-siyahi Ateke SEYEDSİYAHİ  - Köşe Yazıları      

Hayırlı ramazanlar                         

ramazan başlamadan her yerde farklı telaşlar başlamiş evlere alışverişler yapılırken belediyeler de ellerinden geleni yapıyorlar ramazan başladığı günden beri çadırlar kuruldu, her mahallede iftar sofraları düzenlenip yemekler dağıtılıyor. Basın, gazeteler, dergiler her biri bir türlü ramazanla ilgili bir haber yayınlıyorlar. Bende köşemde ramazandan bahs etmek istedim . biliyorum bu konu çok tekrar oluyor ama bırakında tekrar olsun belki bu şekilde etrafımızda dolaşan açlara karşı duyarlı olmanın sadece ramazana mahsus olmadığını fark ederiz.   

Diğer anlamada sadece ramazan duyarlılık ve açlığa karşı savaş ayı değil.   

Ama insanların merhametlerinin uyanmasında büyük bir katkısı olduğundan da eminim.   

Sizce de öyle değil midir hep dertliyken dertlileri anlamaz miyiz? İşte ramazan ve açlık da açlardan anlamamıza yardımcı olan bir ay.   

Elbette yoksulluğu çok olduğu bir ülkede yaşadığımız için her kes onun ne olduğunu ve neler yaşatabileceğini az çok bilmektedir.   

Fakat bu ay Belki anlarız ki etrafımızda yürekleri yoksulluk ve açlık acısından sızlayan ve göz yaşlarını çocuklarından saklayan, çadırlarda yemek yemeye bile utanan, kendi gururuna sığınıp açlığa sadece kuru bir ekmekle savaş açan ve bizlerin hiç haberi olmadığı meçhul nice anneler vardır.bu annelerin sofralarına neler konmuş bir göz atsanız işte o zaman içinizde bir şeylerin eksildiğini hissedersiniz.kokmayın eksilen şeyler sizin iyi his etmenize sağlayacaktır. Bendeki eksilenler: “gururum,bencilliğim,duyarsızlığım, kibir ve merhametsizliğim” oldu. evet bu susan ve hiç ses çıkarmayan anneleri dinlerken bir taraftan eksilirken diğer taraftan da artılara sahip olmak mümkün. Eksilirken belki bir şey his etmezsiniz ama artılara sahip olduğunuzda içinize öyle bir ağrı girer ki kendiniz bile tarif edemezsiniz bu ağrı fiziki olsa bir ağrı kesiciyle iş tamamdır.ama bu acı belki ta derin yerinizde tam olarak nerde olduğunu bilmediğiniz bir yerde içinizi kavurur. ama anlarsınız ki bu dert hep o meçhul annelerin içindedir çünkü çocuğunun karnını tam olarak bir kere bile doyuramamış. Çünkü kuru ekmeği bölerken göz yaşlarını onlardan sakladığını ama onların anladığını biliyor. Söylemesine gerek kalmadan anlarsınız ki içinde kırgın ve yürek yakan bir isyan olsa da susuyor. Derdine derman bulamayacağını biliyor da onda.   

Bizler bir kadın olarak en azından bu ay yapa bileceğimizin en iyisini yapmakla hükümlüyüz diye düşünüyorum. çünkü bu anneleri sadece biz anneler anlayabiliriz.onlarda bizler gibi çocukları gülümserken mutlu oluyorlar.onların da evlerine mutluluğu bir kap yemekle derin bir sevgiyle taşımak mümkün.onlar çok kolay mutlu olabiliyorlar.   

oruç ailemizin karnini doyurmak için sabahtan çeşitli yemekler yapmaya başladığımız da bu anneleri de hatırlayalım ve kendi çapımızda bir gün bile olsa merhamet mendilimizle göz yaşlarını silip şefkat duygusuyla yüreklerini okşayalım. Ramazanı tam anlamıyla yaşamak gerek.

http://www.asiyahi.com                                     mailto:info@asiyahi.com okuduğunuz yazı ile ilgili görüşlerinizi mail ile iletebilirsiniz…

 

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.