Remeron
Yorgun bakışlar, suskun dudaklar

Üç farklı ülkede yaşamış biri olarak benimde istikrarsızlıklarım oldu. Yaşadığım ülkelerdeki kadınların dertlerini yakından izledim, Eşitlik uğruna verdikleri savaşlara tanık oldum.ırk,dil,din ayrımı olmaksızın eşitlik haykırışlarının sesi içimi acıttı. Şu an ülkelerin kadınlarının problemlerini göze alıp kıyasladığımda. toplum içindeki sorunlar pek benzemese de. aile içindeki sorunların birbirlerine benzediğini görüyorum.özellikle Müslüman ülkelerde bu sorunlar daha ağır basıyor. çünkü inandıkları bazı eski adetler bir yaşam tarzına dönüşmüş. bazen yaşadığımız eşitsizlikler farkında olmadan örf ve adet diye nitelendiğimiz sorunlarımız olu veriyorlar. Çünkü öyle öğretilmiştir bize ki farklı düşünmeyi bile beceremeyiz.bazen de farkındayız da fakat ifade etmekte zorlanırız. Bütün kadınlar toplumdan daha çok evdeki erkek egemenliğinde yakınıyorlar. Neden aile içinde sadece iki kişilik bir ilişkide bile kadın erkeğin yenide yer alamıyor. Neden kendine özgü bağımsız hüviyete ve şahsiyete sahip değildir?neden evlendiğinde erkeğin soy adını almak mecburiyetinde ve neden boşandığında tekrar eski ismini geri almak zorunda. Bu durumda bu kadın kim? Neden birileriyle tanıştığında ‘ben bayan “A” diyemiyor’ neden mutlaka ben A… bay B’nın eşi,kızı,annesiyim demek zorunda? Neden hep diğerlerinin kızı,annesi, eşi ve namusudur? Neden en önemli yeri hep mutfak köşesi dır? Çalışan bir kadın bile erkeğe göre yine bir kat alttadır! Sözlerini neden bulaşıklardan,tencerelerden ve mutfak dolaplarından başka kimse duyamıyor? Neden sadece iyi yemek yaptığında övülür?ve başka yetenekleri görünmez? Toplumda eşitlik istiyorlar bir insan olarak bu doğal hakları. Ama eğer bu eşitliği iki kişilik bir ilişkide sağlayamasalar milyonlarca cemiyet arasında sağlanmasını nasıl mümkün olabilir? Eminim bu konuda hepimizin bir fikri vardı! Çoğu kadından şu sözleri duydum ’eşitlik mi? ben çok yorgunum. Yorgunluk yaşadıkları acıları, haksızlıkları, hakaretleri,şiddeti ve duygu eziklikleri içeren tek kelime.kendilerini ifa edebilecek tek sözcük. Bu acılar kadınlara ne yapıyor?ne yaptıklarını görmek isteyenler yeter ki onların yüzüne baksınlar.baksınlar ve dudaklarındaki o büyülü gülümseyişi ve gözlerindeki o hüzün görsünler. Dikkatle kadının yüzüne baksalar onun yüzünde meşhur ressamın(Darvinci) ünlü resminin (monaliza gülüşü) ifadesinin aynısını görebilirler. Dudakların ve güzlerin aynı anda buluşup da aynı şeyi söylemeyi bir türlü beceremediği o mütereddit ifadeyi görmek mümkün. dudaklar :tebessümle umut veriyor ama güzler yorgunluğu simgeliyor. Bu ifade ne anlatmaya çalışıyor? “suskunluğum yorgunluğumdandır. Yorgunum dediğimde bunu sadece bir lügat tan ibaret olduğunu düşünme. Bu kelime vücudumun bir parçasıdır. Yanıma geldiğinde ahıtse gel .ahıste gel ki senin yokluğunda hayatın acıları yüreğimi kırbaçladığında ve yorgunluktan ağladığımda göz yaşlarımı kendim silmeden sen sil” diyor erkeğine

Trackback URI | Comments RSS

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.